Sakinleş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sakinleş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Şubat 28

Dert ortağım benim

Son günlerde hayat çok zor geliyor blog. Kaç gündür buraya bir şeyler karalayasım var...

Son günler anneliğimi sorguladığım günler... yine... ve yeniden...

Bu bloğu açmamın sebebi bu aslında biliyor muydun? Anneliğimden yine şikayetçi olup, oğlum için yazdığım blogta döktürdüğüm bir günde, takipçi arkadaşlarımdan biri, buraya bu kadar olumsuzluk yükleme demişti. Ben de madem burada sıkıntılarım görülmek istenmiyor, en iyisi döküp saçacağım bir blog açayım demiştim... ve burası doğdu...

İşte, bugün de dökülesi bir gün...

ama ben yazdım yazdım sildim...

yine yazdım ve yine sildim...

Kısacası blog...
ileride oğlum "Ben mutlu bir çocukluk geçirdim, annem annelerin hasıdır!" der mi...

Emin değilim... :(

Salı, Aralık 27

Ben adam olmam!

Sırtımdaki ağrıların sebebi,
inatla atmadığım yüklerim olabilir mi acaba?

Perşembe, Aralık 1

Benzemek


Babam bana çok sık "Bana benziyorsun, senin iş, para yönünden şansın aynı benim gibi!" derdi...

Düşünsenize, para kazanmak için çok çalışmak lazım inancının yaklaşık 17 yaşından beri kafama nasıl kazındığını....

Bir süredir farkındayım, gerçekten ona benziyorum.
Çoğunlukla çok çalışıyor ama "ancak" kazanıyorum...

Ama babam abarttı...
Herkesi o ayakta tutmaya çalışıyor,
herkes onun sayesinde ayakta kalabilir sanıyor...

Onun hayata tutunmak için ihtiyacı olan bu belki de...
Ben ona bu kadar benzemek istemiyorum ama!

Sirikuzu; bak bu sefer haklısın...

Her an kalp krizi geçirebilirim...!!!

Not: Fotoğraf bana ait...

Pazartesi, Kasım 14

Keyif!

Sabah iyi kalktım aslında. Keyfim yerinde. Üstüne giydiğim elbiseyi de yakıştırdım kendime. Buna bir makyaj lazım deyip, makyaj bile yaptım hem de...

Ama yollar... Her zaman keyifle götürmüyor seni gittiğin yere...

Yine dile getirmekte zorlanacağım. O yüzden bugün moralimi düzeltecek şeylerden bahsedeyim, olumsuzlukları görmezden geleyim...

Geçen hafta bir arkadaş, blog yazarlığımı (Tibet için açtığım blogtaki yazdıklarımı kastederek) bir şarkıya benzetti. Led Zeppelin - Stairway to Heaven!

Nesine benziyor yazdıklarım bu şarkının? diye sordum; Bu şarkıdaki gibi sakin, belirsiz ama gittikçe yükselen ivmesi ve muhteşem finali var... dedi.

Beni mutlu etmek için abarttığını düşündüğümü itiraf etmeliyim...
Görmemişin bir iltifatı olmuş, tutmuş buraya yazmış gibi olmasın diye bahsetmeme kararı almıştım ama her zaman böyle güzel iltifatlar alınmıyor bu hayatta...

Kayda geçsin, yönünü kötüye çeviren günüm, yine çark edip, güzel geçsin...



İyi haftalar hepinize...

Not: Yine kayda geçeyim; iş arkadaşım da çok güzel bir yüzük almış bana. Artık günüm iyi geçmesin de ne olsun, di mi ama?! :)

Perşembe, Ekim 6

Bekledim dün...

Bekledim dün...

Sakinleşmeyi, dinginleşmeyi.
Kızgınlığımın gidişine rağmen, kırgınlığımın azalmasını...

Bekledim dün...
Kulağımda sevdiğim sesleri duymayı.
O seslerin içimi açmasını, kalbimin o seslerle tekrar ritmini bulmasını...

Bekledim dün...
Akşam olmasını.
Yanında kendim olmayı başarabildiğim gözlere bakmayı.
O gözlerle birlikte masadaki bardağın dibini görmeyi...

Bekledim dün...
Evden içeri girince, içimi ısıtan sıcaklığın beni sarmasını.
Onun heyecanını ve o heyecana yenilen uykusunu paylaşmayı...


Bekledim dün...
Bugünümün dünden güzel olmasını...

Fotoğraf bana ait.

Cuma, Nisan 1

Olmuyor

Ben "insan" olmak için bir taraflarımı yırtarken,
başkalarının bir kez olsun dönüp kendilerine bakmamaları
tuhaf değil mi?

Sinirlenmeyeyim diyorum,

............................

olmuyor!!!



Duvarlara bir şeyler fırlatasım var...