empati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
empati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ocak 2

Söz!

Yeni yılın ilk gününden bir gün önce, eski yılın son günü, işler izin verdi... Bu bloğumu geriye dönük, ilk yazısına kadar okudum...

Şöyle dışarıdan bir baktım da yazdıklarıma; neredeyse 5 yazıda bir "cümle kuramamak"tan, "kelimeleri bir araya getirip, derdimi anlatamamak"tan bahsedip durmuşum...

Halbuki, bazı yazılarımda öyle güzel anlatmışım ki kendimi;
kendime şaştım!

Bir daha cümle kuramamaktan bahsetmeyeceğim!

Valla bak! SÖZÜM SÖZ!

Perşembe, Ağustos 2

Seviyor... Sevmiyor...

Son günlerde çokça çıkıyor önüme...

Hazetmediğim birine övgü dolu sözler...

Bunu gördüğüm zaman "bir insan iyiyse iyidir, kötüyse kötü!" tezi otomatik çürüyor nazarımda. Çünkü bu tez doğru olsa kimsenin hazetmemesi gerekirdi o kişiden...

Sonra mesela benden hazetmeyenler... Ben kötü biri miyim?
Bunu kendime soruyorsam eğer "hayır!" 
iyi olmaya çalışan biriyim ama kesinlikle "kötü" olmayan biriyim ben...
Beni sevenlere soruyorsam eğer, muhakkak ki "arızalarım" olduğunu ama kesinlikle kötü olmadığımı söyleyeceklerdir.

O zaman bir de benden hazetmeyene soralım:
"Sibel kötü biri mi?"
"Iyyyykkk! Hiç sevmem onu, hiç hazetmiyorum kendisinden!"

Şimdi soruyorum hem kendime, hem size:
İyi ya da kötü gerçekten var mı?


Salı, Aralık 20

Gökten 3 elma düştü

Dün akşam uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımla ani bir kararla buluştuk. Sorunlarımızdan bahsettik önce... Sonra bir ara bana dedi ki;

- Ne güzel, çalışmak gibi bir özgürlüğün var!
- Yanılıyorsun. Benimki özgürlük değil zorunluluk. Eğer sen şu anda çalışıyor olsaydın, asıl seninki özgürlük olurdu.
- Haklı olabilirsin ama konuya baktığımız yerler farklı!

1.ELMA
Konumun ne olursa olsun, sen kendini nerede görürsen gör, karşındakinin seni konumlandırdığından öte değilsin.
Ya da...
Biz mağdurum demeyi seven bir milletiz!

  

- Eeee, nesi varmış?
- Varmış işte bir şeyleri. Bu onun özeli, nesi varsa var!
- Eşinden mi şikayetçi, çocuğundan mı? Evlilik mi ağır gelmiş, çalışmamak mı?
- ........

2.ELMA
İnsan kendi içinde olmayınca, kendisi yaşamayınca, bir başkasının halinden anlamıyor.
Ya da...
Kişi karşındakini yargılamadan önce biraz olsun anlayabilmek için empati kurabilmeli. En azından buna çabalamalı...

 

Arkadaşım sayesinde reklam duayenlerinden birini tanıma şansım oldu.
Bana sohbet sırasında dedi ki;

- Kendin için ne yapıyorsun?
-  Çocuğum var (gülüşmeler), blog yazıyorum, amatörce fotoğraf çekiyorum ama isterdim ki şarkı da söyleyebileyim.
- Yap o halde! Ortalık şarkıcı kaynıyorken, sen neden yapamayasın!

Ayrıntısına girmeyeceğim, konuyla ilgili çok şey söyledi, bayağı uzun konuştuk.

3.ELMA
Bir şeyi istemek başarmanın yarısı olabilir. Ama başarmak istiyorsan gerçekten yapman gereken en önemli şey adım atmak. Oturduğun yerden istemekle olmuyor hiç bir şey!
 
 

 SONUÇ: Az kaldı, başınıza ekşiyeceğim :)

Perşembe, Aralık 15

Cümle bitti!

Sevdiğim mp3lerden bir cd hazırlamıştım geçenlerde. Arada bir gidip kalıyorum diye de babamın arabasına konuşlamıştım onu (müzik zevklerimiz pek uymaz da).

Sabah babamla birlikte çıktık ve ben cdyi taktım. Hiç sorunsuz dinledik beraber.
Cem Karaca'nın "Son olsun" şarkısına geldi sıra.

Bu şarkıyı her dinlediğimde düşündüğümü babamla da paylaştım:
"Sadece 5 kısa ama öz cümleyle ne kadar güzel bir şarkı yapmış baksana! Eski şarkıların hemen hemen hepsi böyle. Kısa ama ne demek istendiği net olan, güzel anlamlar ifade eden, insanı duygulandıran şarkılarmış. Hala zevkle dinleniyor olmalarının en büyük sebebi bu... Halbuki şimdikilerin çoğu hep piyasa tipi denilenlerden. Cümlelerin de, bir araya getirdikleri dizelerin de bir anlamı yok!"

Önce bir durdu, sonra da "Ama şimdikiler de haklı bir yerde." dedi babam.
"Eskiler tüm güzel kelimeleri kullanıp, olası tüm güzel cümleleri kurup, mümkün olan en güzel şarkıları yapmışlar zaten. Şimdikilere bir şey kalmamış ki!"

Hamiş: Dedesine bak, torununu al!!!


Önceden Cem Karaca'nın bahsedilen şarkısını yayınlamış olduğum için, şimdi bu şarkıyı koydum. Bayılırım bu şarkıya da...

Çarşamba, Ocak 26

Sakin... Dingin...


Yaşandığı anda can yakıyor yaşanılan...
Üzerinden biraz geçti mi, aynı şiddette olmuyor ve zamanla sadece anısı kalıyor, acısı değil.

Dün yaşadıklarımı, aynı kişiyle, aynı şekilde sadece yan rollerdeki kişilerin farklılığıyla yine yaşamıştım önceden. İlkinin etkisi daha sert olmasına rağmen nedense dün ağladım. Sanırım ilkinin acısı çıktı :) ama bu sefer daha katı yüreğim, dün çok acımıştı ama bugün hiç izi kalmadı.

İlk dalga sayesinde hiç eskisi gibi olmadık ama zamanla tekrar bir ritm tutturmuş geçinip gidiyorduk. Şimdi oturup düşünmeli. Madem bunu ikinci kezdir yaşıyorum; ilkinde görmem gereken neyi kaçırdım?

Hadi bakalım, Elif’in dediği gibi biraz beyin jimnastiği yapayım. Bu arada da omuzları, kafayı ve burnu dik tutayım ki dışarıdan gıcık görünsün :)

Bu şarkı da bugünün olsun. Aslında dünkü bugüne, bugünkü düne daha uygundu ama...

Dün sakinleşmeye ihtiyacım vardı....
Bugünse zaten sakin ve hatta dinginim, yormaz beni :D



Eğer sizin de dinleyesiniz olursa sesini açın, sözlerine kulak kabartın ve benim için de dinleyin olur mu?...

Salı, Ocak 25

Sınav

Yok, yok... kesinlikle sınanıyorum ben!

sakin olmalıyım... sakin... sakin...