Dün akşam uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımla ani bir kararla
buluştuk. Sorunlarımızdan bahsettik önce... Sonra bir ara bana dedi ki;
- Ne güzel, çalışmak gibi bir özgürlüğün var!
- Yanılıyorsun. Benimki özgürlük değil zorunluluk. Eğer sen şu anda çalışıyor olsaydın, asıl seninki özgürlük olurdu.
- Haklı olabilirsin ama konuya baktığımız yerler farklı!
1.ELMA
Konumun ne olursa olsun, sen kendini nerede görürsen gör, karşındakinin seni konumlandırdığından öte değilsin.
Ya da...
Biz mağdurum demeyi seven bir milletiz!
- Eeee, nesi varmış?
- Varmış işte bir şeyleri. Bu onun özeli, nesi varsa var!
- Eşinden mi şikayetçi, çocuğundan mı? Evlilik mi ağır gelmiş, çalışmamak mı?
- ........
2.ELMA
İnsan kendi içinde olmayınca, kendisi yaşamayınca, bir başkasının halinden anlamıyor.
Ya da...
Kişi karşındakini yargılamadan önce biraz olsun anlayabilmek için empati kurabilmeli. En azından buna çabalamalı...
Arkadaşım sayesinde reklam duayenlerinden birini tanıma şansım oldu.
Bana sohbet sırasında dedi ki;
- Kendin için ne yapıyorsun?
- Çocuğum var (gülüşmeler), blog yazıyorum, amatörce fotoğraf çekiyorum ama isterdim ki şarkı da söyleyebileyim.
- Yap o halde! Ortalık şarkıcı kaynıyorken, sen neden yapamayasın!
Ayrıntısına girmeyeceğim, konuyla ilgili çok şey söyledi, bayağı uzun konuştuk.
3.ELMA
Bir şeyi istemek başarmanın yarısı olabilir. Ama başarmak istiyorsan
gerçekten yapman gereken en önemli şey adım atmak. Oturduğun yerden
istemekle olmuyor hiç bir şey!
SONUÇ: Az kaldı, başınıza ekşiyeceğim :)