Pazartesi, Nisan 18

Dora


Ne kadar olmuştu bu ilişkiye başlayalı? 2 yıl mı? Yoksa daha fazla mı?

Kafası kazan gibiydi. Dün yaptıkları aklına geldikçe daha çok ağrıyordu sanki başı. Belli ki bugün çok zor bir gün geçirecekti. Kalktığından beri 2 adet ağrı kesici içmişti ama daha hiç azalma olmamıştı.

“Offff! Halbuki dün güne ne güzel başlamıştım!” dedi aynadaki aksine. Bir an sesini ne yükseklikte kullandığını kestiremedi. Bahtiyar duymuş muydu acaba? Gerçi duysa da ne anlayacaktı ki. Hatta anlasa daha iyi olurdu. Şu anda bu ilişkiyi bitirmek için kelimeleri kullanmak o kadar zor geliyordu ki ona, Bahtiyar’ın anlaması işine gelirdi.

Hep aynı şeyi yapıyordu hep!
Başkalarına olan kızgınlığı yüzünden kendini cezalandırıyordu.


Annesi çalışan bir kadındı. Babası ise hobileri olan bir adam. Bu yüzden kendini yalnız hissetmiş ve 18 yaşını doldurur doldurmaz sırf onlara gıcıklık olsun diye hiç sevmediği biriyle evlenmişti. 1 yıl hiç konuşmadan, hiç sohbet etmeden ve hiç sevişmeden geçen bir evlilik... “Boşanalım” dediğinde hiç ikiletmemişti eşi. “Peki” demişti hemen ve tek celsede boşanmışlardı.

Eve dönmeyip, tek başına yaşamaya başlamıştı. Bir yandan çalışmış, bir yandan okumuştu. Neyseki ailesi geleneksel Türk aileleri gibi değildi ama o bunun için de suçluyordu ailesini. “Bana sahip çıkmıyorlar, beni umursamıyorlar!” diye yıllarca kendi kendini yemiş bitirmişti. Şimdiki ilişkisi de onları sinir etmek içindi.

Dul ve çocuklu bir adamdı Bahtiyar. İlk zamanlar onunla hayat çok eğlenceliydi, itiraf ediyordu kendine ama zaman geçtikçe o ilk günlerin büyüsü bitmişti. İlişkileri ilerledikçe yaş farkı mı etken olmaya başlamıştı yoksa onun çocuklu olması mı sorun olmuştu kestiremiyordu. Zamanla sanki çocuğunun annesi kendisiymiş gibi hissetmeye başlamıştı. Bu sorumluluktu belki de onu yıldıran, uzaklaştıran. Bilemiyordu ama önemi de yoktu zaten. Yapması gereken belliydi de, nasıl yapacağını bilmiyordu.

Med geldi aklına, o bir yolunu bulmasına yardımcı olurdu. “İyi ki tanımışım onu” diye düşündü. Kendisinin mantıklı yönüydü o, tamamlayıcısı. Hatalarını öyle güzel vuruyordu ki yüzüne, hiç kızamıyordu ona.

“Çok kendine dönüksün, hiç empati kurmayı bilmiyorsun” demişti ailesine olan kızgınlığını ve bu yüzden yaptığı evliliği anlattığı zaman. Bu konu üzerine uzun uzun konuşmuşlardı. “Bir anne ve babanın sağlıklı bir birey yetiştirmesi için önce kendi hayatlarını iyileştirmeleri gerekir. Eğer annen çalışmasaydı belki de evde daha sinirli biri olacaktı. Ev işleri, yemek, çocuklar, kocasını memnun etme, vb.... bunlar belki de annene çok fazla gelecekti. Baban belki de o hobilere yönelmeseydi, şu anda o sevmediğin dayakçı ya da alkolik erkeklere benzeyecekti, kimbilir? O zaman daha mı mutlu olurdun?” diye sormuştu Med o sohbetlerinin bir yerinde.

Geriye dönüp baktığında, evde hiç seslerin yükseldiğini hatırlamıyordu. Annesiyle babasının birbirlerine bakan gözlerinde nefret görmemişti hiç. Kendisine ve kardeşine davranışlarında da kötü hiç bir söz ve hareket hatırlamıyordu. Sağlıklı bir zihnin sağlıklı bir ilişki/aile için gerekli olduğunu biliyordu aslında ama annesi ve babası için bu gerçeği görmezlikten gelmişti nedense. Onlara hak vermişti nihayet, daha doğrusu onların gözünden bakabilmişti hayata. Biraz geç olmuştu ama zararın neresinden dönülse kardı. Şu anda onlarla ilişkisi hiç olmadığı kadar iyiydi.

Bir de Bahtiyar’la ilişkisini bitirebilseydi, çok daha güzel olacaktı her şey...
Dün yaşadıkları aklına geldi yine. Yüzü buruştu...

“Bir an önce Med’le konuşmalıyım” dedi kendi kendine.

Saçlarını toplayıp, göz makyajını yaptı. İşe gitmek üzere yola çıktı...


Not: Bu benim yazdığım bir hikaye... başarabilirsem devam ettireceğim :)
Hikayenin birinci bölümü merak edenler için burada...

9 yorum:

  1. Sibel blogunu geçen gün görmüştüm ama ben seni tanımamışım:)))Kişisel blogun harika o gün ilk defa geldiğimde de çok hoşlanmıştım.Hikaye ise süper.Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel yazıyorsun sen....

    Ama neden şimdi haberim oldu benim bu blogdan ?
    :(

    YanıtlaSil
  3. süpersin...

    kitap okuyormuş gibi öyle kaptırmışım ki kendimi, bitince üzüldümm :(

    devamını bekliorum acilennnn...!!!

    YanıtlaSil
  4. oooo sibel'im neler yazıyosun böyle? çok beğendim. isteriz valla devamını... :)

    YanıtlaSil
  5. güzel bir hikaye..beğendem ben.. devm et et lütfen..

    YanıtlaSil
  6. seni yeni tanıdım yazılarını yeni gördüm ama bu hikayenede bayıldım devamı ne zaman gelecek?????

    YanıtlaSil
  7. Sibelim daha yeni okuyabiliyorum hikayenin devamını biliyor musun?

    canım süper gidiyorsunnn iyi ki yazıyorsun!

    YanıtlaSil