Merhaba sevgili blog,
Uzun zamandır buralara uğramıyorum, sen de farkındasındır belki.
Ne zamandır elim yazmaya gitmiyor, bundan sonra da gider mi bilemiyorum.
Bugün sana merhaba demek geldi içimden.
Bir sürü şey oluyor hayatımda; iyi, kötü, keyifli, keyifsiz...
Bilirsin işte beni az çok.
Kafamda bir sürü şey döner ama onları bir cümle haline getirmekte zorlanırım...
Önceden düşüncelerimi cümle haline getirmek için uğraşırdım, gittikçe bunu yapmak zorlaşmaya başladı nedense...
Kendimi çok sorguluyorum, sorguladıkça kendime çarpıyorum, yaralanıyorum...
Yanlış anlama, bu kendini sevmemek değil. Ama...
İşte o "ama"lar beni çok bağlıyor. "Ama"ları silemiyorum bir türlü...
Hala ve hala, her şeyi, herkesi ayna yapmaya devam ediyorum kendime... Kendimi onların aynası yapmayı başaramadım daha... Yani hala aynalarla barışmış değilim kısacası :)
Bir de üstüne, aynada yansıyan kendime fazladan çizgiler eklenmeye başladı. Yerçekimine yenik düşmeye başladım :)))
İnsanın tam kendini bulduğu yaşlarda, yaşlanmaya başlaması çok acı be blog :))))
Neyseki; ruhla beden arasında ters orantı var da oradan kurtarıyoruz ;)
Yaşım ilerledikçe, daha da çocuksulaşmaya başladım ruhen :))
Neyse, şimdilik bu kadar...
Belki gelirim yine...
Özle beni blog ;)
içten konuşmalar
12 yıl önce
Bak bu konuda haklısın işte...
YanıtlaSilRuh yaşı ve beden yaşı ters orantılı bizde :) Yaşlandıkça gençleşiyoruz :)))
Buralar seni çok özlemişti farkındamısın...
Anlamlı, anlamsız, Tibetli Tibetsiz yaz sen... Biz her halinle okuruz seni
canım ben de sizi özledim çok. bakalım, ara ara geliyor bir şeyler, bakarsın devam eder ;)
Sil